Tokat Şehir Gazetesi Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | tokatsehirgazetesi.com

ENGİN ALTUNOĞLU YAZDI : "ÇERÇEVE YASA TERÖR SORUNUNU ÇÖZER Mİ?"

GÜNDEM

Terörsüz Türkiye projesi kapsamında Meclis'e sunulan çerçeve yasa Meclis'ten geçti. Toplam 563 oy kullanılan açık oylamada 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oy kullanıldı.

Peki, bu yasa terör sorununu çözer mi? Bu yasaya karşı çıkanlara ya da yasayı kabul edenlere “hain” demek doğru mu? Terör sorunu sadece silahla mı çözülür? İşte bu yazıda tüm bu sorulara cevap arayacağız.
Düşmanı yok etmenin en doğru yolu askerlerini ve liderlerini öldürmek değil, onun ideallerini ve motivasyon kaynaklarını elinden almaktır.
İdealleri ve motivasyonu olmayan düşman asla güçlenemez.
Düşmanın kanını akıtmak topluma romantik gelebilir ama ölen her terörist, karşındaki kitlenin motivasyonunu ve direncini güçlendirir.
Sloganlar atmak, intikam yeminleri etmek sorunları çözmez. Bu, sadece şehit ve ölü terörist sayısını artırır.
Elbette ordumuz, yapılan her ihanetin karşılığını misliyle verecektir. Buna paralel olarak siyasi irademiz de kalıcı çözümler üretmelidir.
Çerçeve yasa gönlümüze ağır gelse de gerçek bir çözümdür. Bu yasa, Kürt kardeşlerimizin zaafları üzerine inşa edilen terör, rant, bölücülük ve kalleşlik şebekesinin tüm tezlerini çürütecek bir yasadır.
PKK silah bırakmasa ve verdiği sözden dönse bile bu noktadan sonra kendisine tabi olacak tek bir fert bile bulamayacaktır.
İşin özeti:
İnsan kaynaklarını kaybeden her oluşum yok olmaya mahkûmdur. Devletimiz bu yasa ile terör örgütünün insan kaynaklarını, Öcalan'ın ise ideallerini elinden almıştır.
İşte bunun adı bilimdir.
Daha önceki yazılarımda sıkça vurguladığım gibi, çağımızın en büyük silahı sosyoloji ve kitle iletişimidir.
Teröristin elindeki RPG-7'ler, LAV'lar, AK-47'ler, havanlar ya da başka başka silahlar kardeşlerimizi öldürebilir ama kardeşliğimize zarar veremez.
Ancak terörün dilindeki bölücü ve ayrılıkçı argümanlar bu silahlardan daha tehlikelidir.
Bu yasaya karşı çıkanların da yadırganmaması gerekir. Toplumun bir kesimi farklı çözüm önerileri getirebilir. Bu gayet normaldir.
Burada önemli olan mesele karşılıklı anlayıştır. Eleştiriler düşmanlık seviyesinde olmamalıdır. Karşılıklı hain yaftalamaları toplumsal huzura gölge düşürür.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bölgesel sorunlara müdahil olmaya, tarihî mirasına sahip çıkmaya ve kendisine dar gelen gömleği yırtmaya çalışırken, içinde bulunan tüm etnik ve dinî unsurlarla bütünleşmeyi de tamamlamak zorundadır.
İçerideki birlik ve dirlik sağlandıktan sonra bu milletin çok daha büyük ve evrensel ideallerin peşinden koşması gerekir.
Tanrı Dağlarından Viyana'ya uzanan bu barış hilalinin gölgesi yeniden bir yıldız gibi parlamalıdır.
Kardeş kavgasını bırakıp Çin Seddi'nden Adriyatik sularına, Nil'den Tuna'ya uzanan Kızılelma ülküsüne odaklanmalıyız.
Dünyanın bu milletin şefkatine ve ferasetine ihtiyacı vardır. Biz güçlü olacağız ki terör zayıf olsun. Biz güçlü olacağız ki ihanet zayıf olsun.
Biz güçlü olacağız ki mazlumlar umut bulsun. Biz güçlü olacağız ki Filistin, Arakan, Yemen, Cezayir, Afrika ve daha nice ezilmiş milletlere umut olsun.
Selam ve dua ile.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.