İnsanları soru sormaya ve eleştirmeye mecbur etmeyin yeter.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 9 a göre mahkemeler kararlarını:
“Türk Milleti adına” alırlar.
Yarın, Kürt vatandaşlarımız değil ama, yüz verdikçe şımarıp azgınlaşan, dillerinden hâlâ ayrıştırıcı terör zehiri akan kimi siyasi kürtçüler:
“Bu tabir kaldırılmalıdır, çünkü burada ‘Türk’ adı geçiyor.” veya, “şöyle değiştirilmelidir.” derlerse ne yapacaksınız?
Milleti aptal yerine koymayın, aklınızı başınıza alın soruları ve eleştirilerileri yasaklamak yerine yararlanın ve işlerinizi düzeltin lütfen.
İmralı, Kandil ve DEM liler bırakın pişman olmayı, “yanlış yaptık, özür dileriz” demeyi, aksine ve pervasızca; Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla Çerkesiyle, bu vatanın bağımsızlığı, milletin egemenliği ve bölenmezliği için canlarını feda eden aziz şehitlerimizle, terörist leşlerini aynı tutup, ‘onlar şehit” deme terbiyesizliğini gösterebiliyorlar ve sizlerin “gıkı” çıkmıyor.
Tarihi ve ne acı veren bir sessizlik bu böyle.
Yetmedi, dillerine dolamak için adeta ava çıkıp cımbızla heryerde, “Türk” sözcüğünü arıyorlar.
Şimdi:
1. Kürt kardeşlerimizin ve sizlerin sessizliği üzerinden, baht ve taht devşirmeye çalışan terörist sevicilerin bu pervasızlıkları sizi hiç mi rahatsız etmiyor?
2. Bu ülkede hiç bir Türk, Kürt kelimesinden ve Kürt kardeşlerinden rahatsız olmazken, kimi gafil, kimi bedbaht bu hainlerin, benim öz yurdumda, “Türk” sözcüğüne olan hazımsızlıklarını açık etmeleri, sizce, “Terörsüz Türkiye” sürecine ‘çomak sokmak’ olmuyor mu?
3. Doğruları söyleyen gerçek dostlarınızı hâlâ, “Terörsüz Türkiye” yolculuğuna zarar verenlerle bir mi tutacaksınız?
4. Sizi, bu düzenbaz ve iki yüzlü, ırk istismarcısı ve duygu sömürücülerine, mecbur ve mahkum eden gerçekler nedir?
Ey! Dinci muhafazakarlar ve milliyetçi şövalyeler.
Allah aşkına, susup pustuğunuz şu gerçekleri açıklayın da, sizin de karnınızın şişkinliği insin, ağrıları dinsin, şühedanın ruhu şad olsun, gazilerimiz teskin olsun, aziz milletimizde rahat bir nefes alsın ve milletçe, “Terörsüz Türkiye” yolculuğunu birlikte yürüyelim.
Gazi ve Yüce Türk Milleti, gerçeklerden korkmaz, aksine güç alır, gerçekçiliği ve dürüstlüğü sever.