Mesafe, Saygının Zırhıdır
Hayatımıza giren insanlar ilk başta en seçkin kelimeleriyle, o hayran kalınası nezaketleriyle yaklaşırlar. "Beyefendi"ler, "Hocam"lar havada uçuşur; saygı sınırları alabildiğine nettir. Fakat ne zaman ki o eşik aşılır ve samimiyet kurulur, işte o an büyülü hava dağılmaya başlar.
Başta size "Hocam" diye hitap eden, önünüzde saygıyla eğilen kişi, samimiyeti kurdukça bir bakıyorsunuz ki her şeyinize fikir beyan etmeye başlamış. "Bey" diye konuşanlar bir süre sonra unvanları yutup doğrudan isminizle hitap etme cüretini gösteriyor.
Üstelik bu sınır aşımının en sinsi hali, karşımıza "espiri" adı altında çıkıyor. Söylemeye cesaret edemedikleri hadsiz fikirleri, kırıcı yorumları ve hayatınıza dair hadlerini aşan eleştirileri bir şakaya sarıp önünüze koyuyorlar. Tepki gösterseniz "Aman sen de hiç şakadan anlamıyorsun" diyerek üste çıkıyorlar, sessiz kalsanız o laubali alanı daha da genişletiyorlar.
Bizler Türk kültürünün o sıcak, samimi ikliminde büyüdük; büyüğe "abi", küçüğe "kardeş" demeyi bir hürmet, bir bağ kurma vesilesi bildik. Fakat ne yazık ki bu güzel gelenek de artık raf ömrünü tamamlamaya başladı. Çünkü bugün "abi" dedikleriniz hayatınıza müdahale etme hakkını görüyor kendinde, "kardeş" dedikleriniz ise aradaki çizgiyi unutup laubalilik yarışına giriyor. Zamanında hayatımıza bir kere eklediğimiz o üslup bilmez cahil güruhu şimdi zamanla ayıklamaya, temizlik yapmaya çalışıyoruz ama bu sefer de yeni biriyle tanışmaktan korkar hale geliyoruz.
Peki ne yapmalı, nasıl davranmalı?
Geldiğimiz noktada, kendi ruh sağlığımızı ve itibarımızı korumanın tek bir yolu kalıyor: Karşımızdaki kişinin yaşı, işi, makamı ya da kimliği ne olursa olsun, çizgiyi en baştan çizmek. Erkekse "Bey", kadınsa "Hanım". Bitti. Fazlası, samimiyet adı altında saygıyı tüketen koca bir zarar.
Çünkü gözden kaçan büyük bir hakikat var: Mesafe, saygının zırhıdır. Ve o zırh bir kez esnedi mi, samimiyet yerini kaba bir laubaliliğe bırakır. Hayatımıza usul bilmezleri doldurup sonra temizlemeye çalışmaktansa, kapıyı en baştan bu net hitaplarla kilitlemek en doğrusu. Unutmayın; sınırlarını sizin çizmediğiniz bir hayatı, başkalarının fütursuzca çiğnemesine engel olamazsınız. Çizgiyi çekin, zırhınızı giyin ve mesafenizi koruyun.