Bir Ders Zili, Bir Gelecek Meselesi
Zaman hızla akıp giderken, her yeni eğitim-öğretim yılı beraberinde yeni bir heyecanı, yeni bir umudu getiriyor. Okul bahçelerinde çalan ilk ders zili, aslında yalnızca bir dersin başladığını haber vermiyor. O zil; geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımız için yeni bir yolculuğun da başlangıcını müjdeliyor.
Eğitim denildiğinde çoğu zaman aklımıza ders kitapları, sınavlar, notlar ve başarı geliyor. Oysa eğitim, yalnızca bilgi öğretmekten ibaret değildir.
Bir çocuğa matematiği, Türkçeyi, tarihi ya da bilimi öğretmek elbette önemlidir. Fakat bunun yanında ona kim olduğunu, nereden geldiğini, hangi kültürün mirasçısı olduğunu ve nasıl bir insan olması gerektiğini de anlatabilmeliyiz.
Çünkü bir milletin geleceği, yalnızca bilgili nesiller yetiştirmekle değil; bilgiyi ahlakla, kültürü karakterle ve geçmişi gelecekle buluşturabilmekle mümkündür.
Köklerinden kopmadan dünyaya açılabilen, milli ve manevi değerlerini bilen, farklı düşüncelere saygı gösteren, nezaketini kaybetmeden güçlü bir duruş sergileyebilen nesillere ihtiyacımız var.
Bu noktada öğretmenlerimizin sorumluluğu çok büyük.
Öğretmen; yalnızca sınıfta ders anlatan kişi değildir. Bazen bir çocuğun hayatında ailesinden sonra en güçlü iz bırakan insandır. Bir cümlesi, bir bakışı, bir teşviki yıllar sonra bile hatırlanabilir. Bu nedenle öğretmenlerimizin ortaya koyduğu emek, sadece bugünün değil, yarının da yatırımını oluşturmaktadır.
Öğrencilerimize ise şunu hatırlatmak gerekir:
Okuduğunuz her kitap, öğrendiğiniz her bilgi, sorduğunuz her soru sizi biraz daha geleceğe hazırlar. Fakat kendinizi yetiştirirken sahip olduğunuz değerleri de unutmayın. Çünkü insanı yalnızca ne bildiği değil, bildikleriyle nasıl bir insan olduğu da anlatır.
Ve elbette veliler…
Çocuğun eğitim yolculuğu okul kapısında başlayıp okul kapısında bitmez. Evde verilen destek, gösterilen sabır ve kurulan sağlıklı iletişim, okulda verilen eğitimin en önemli tamamlayıcılarından biridir. Öğretmen, öğrenci ve veli aynı hedefte buluştuğunda eğitim çok daha güçlü bir anlam kazanır.
Yeni bir eğitim-öğretim yılının başındayız.
Dileğimiz; çocuklarımızın sadece başarılı öğrenciler değil, iyi insanlar, sağlam karakterli bireyler ve kültürüne sahip çıkan nesiller olarak yetişmeleridir.
Çünkü geleceği inşa etmek, yalnızca bugünün çocuklarına ders anlatmak değildir.
Geleceğin Türkiye’sini, bugünün sınıflarında yetiştiriyoruz.
Bu düşüncelerle başta fedakâr öğretmenlerimiz olmak üzere tüm öğrencilerimize ve velilerimize sağlıklı, huzurlu ve başarılarla dolu bir eğitim-öğretim yılı diliyorum.
Kalemimiz ilimden, gönlümüz sevgiden, yolumuz kültürümüzden yana olsun.
