Çünkü, insan kalbiyle kazanır yine kalbiyle kaybeder.
Kalple ilgili kısa bir deneme.
“Şu çeşme ne güzeldir su içecek taşı yok,
Kırma insan kalbini yapacak ustası yok.”
Kalp, vücuda kan pompalayan biyolojik ve etli bir organ olmanın ötesinde, his boyutlu, derin ve deruni bir anlama sahiptir.
Somut bir organ olan kalp, soyut olan gönül sözcüğünün de, eş frekanslısı ve eş anlamlısıdır.
“Gönül kıran onmaz. Gönlümü kazandın.” derken kastedilen kalptir.
insan, insanın kıymetini bu anlam üzerinden değerlendirir; bu anlamıyla anar ve bir yerlere koyar insan insanı.
“Ne temiz bir kalbi var.”
“İnsan bu kadar kalpsiz olamaz.”
“Kalbi katılaşmış ne olacak?” gibi ifadeler,
İnsanın insanı, kalp üzerinden iyilik ve kötülük nitelemesidir.
Edipler, şairler, aşıklar, ozanlar, mazlumlar, anneler ve babalar sevgilerini, nefretlerini, ümitlerini ve korkularını hep kalbin bu anlamı özelinde dile getirmezler mi?
Kalpleri en iyi bilen Allah’ta, insanın değerini her durumda bu anlamıyla ölçer ve kıymetlendirir.
“… Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur." Ra’d 28
“Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir." Hac 35
“Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı da taş kesildi, hatta taştan daha katı oldu." Bakara 74
"Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır." Bakara 10
"...ve kalpleri ona tatmin bulmuş olarak bağlansın." Hac 55
Allah’ın kulu ve Resul’ü Hz. Muhammed (as) te derki:
“Dikkat edin!
İnsanın vücudunda bir et parçası vardır. O iyi olursa bütün bütün vücut iyi olur, o bozulursa bütün vücut bozulur.
Dikkat edin, o kalptir.” Buhari-Müslim
Çok söze ne hacet.
Kalp bozulursa duygular bozulur, duygular bozulursa düşünceler bozulur, düşünceler bozulursa diller, gözler, eller ve ayaklar bozulur.
Dedik ya, kalbi (gönlü) neyse insan odur.
