Vahşi, Uhud harbinde Muhammed’in amcası Hamza’yı şehit eden Bedevi bir Arap’tır. Vahşi, savaştan sonra pişman olur, af diler, İslâm’ı da kabül eder. Muhammed Vahşi’yi affeder fakat şunu da der: “Bari gözüme fazla görünme. Çünkü seni her gördüğümde amcamı hatırlıyorum.” Vahşi bu tembihe uymuş, Peygamberimiz hayatta olduğu sürece kendisiyle karşılaşmamak için dikkat etmiştir. Kıssadan hisse çıkaralım ey erenler! Türk Kürt ayırmadan, 50 bin canımızın katili Öcalan yanlışını gördü, kimden özür ve af diledi, pişmanlık gözyaşları döktü de, “Terörsüz Türkiye” nin anlı şanlı (!) önderi konumuna geldi. Türkiye Cumhuriyeti devleti, “Terörsüz Türkiye” idealini realize etmekten acizmiydi ki eli kanlı ve tescilli bir katili sürecin müzakereci baş aktörü konumuna getirdi? Bu da, her bunaldığınızda imdadınıza yetişen bir “devlet aklı” emri mi yoksa? Sahi, Öcalan ve PKK her konuşulduğunda, “Terörsüz Türkiye” savunucularının aklına hiçbir şey gelmiyor mu? “İnsaf dinin yarısıdır.” Şeklinde fasavvuf kaynaklı hikmetli bir söz etmiş eskiler. Şimdilerde önemini yitirse de, güzel sözlerin hükmü hiç eskimez…
