Dün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden gelen kara haberin şokunu henüz atlatamamışken, bugün Kahramanmaraş’tan yükselen feryatlarla bir kez daha sarsıldık. Eğitim yuvalarımızın, en masum evlatlarımızın ve onları geleceğe hazırlayan fedakar öğretmenlerimizin hedef alındığı bu saldırılar, sadece fiziksel bir şiddet değil; geleceğimize, huzurumuza ve toplumsal güvenimize sıkılmış kurşunlardır.
Siverek’ten Maraş’a Uzanan Acı Şanlıurfa’da bir lisede başlayan ve 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan o dehşet anları, maalesef Kahramanmaraş’ta çok daha ağır bir tabloya dönüştü. Ayser Çalık Ortaokulu’nda sabahçıların dağılma vaktinde yaşanan saldırı; 8 evladımızı ve bir öğretmenimizi bizden kopardı. Bir çocuğun kendi sınıf arkadaşlarına, kendi öğretmenine silah doğrultabilecek noktaya gelmiş olması, üzerinde durmamız gereken asıl büyük uçurumdur.
Sadece Güvenlik Tedbiri mi, Yoksa Ruhsal Bir Çöküş mü? Bu olaylar sonrasında haklı olarak okullardaki güvenlik zafiyetlerini, X-ray cihazlarını ve nöbetçi sistemlerini konuşuyoruz. Ancak meselenin sadece kapıdaki güvenlikten ibaret olmadığını görmek zorundayız. 14-15 yaşındaki çocukların ellerine silah alıp bu denli büyük bir nefretle hareket etmesi, sosyal medyadaki şiddet sarmalından akran zorbalığına, aile içi iletişimden bireysel silahlanmanın ulaştığı korkutucu boyutlara kadar pek çok sorunu önümüze koyuyor.
Sessiz Kalmamalı, Çözüm Üretmeliyiz Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta eğitime ara verilmiş olması, acının soğuması için bir nebze alan açsa da asıl çalışma şimdi başlamalıdır. Okullarımızı sadece beton duvarlarla değil, sevgiyle, rehberlik hizmetleriyle ve güçlü bir aidiyet duygusuyla korumalıyız. Dijital dünyada kontrolsüzce yayılan şiddet içeriklerinin, çocuk ruhu üzerindeki tahribatını artık görmezden gelemeyiz.
Bugün Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da ağlayan her anne-babanın acısı, Edirne’den Kars’a hepimizin ortak acısıdır. Kaybettiğimiz her bir can, eğitim sistemimizin ve toplumsal yapımızın üzerine düşen ağır bir sorumluluktur.
Hayatını kaybeden yavrularımıza ve kıymetli öğretmenimize Allah’tan rahmet; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bu karanlık günleri aşmanın yolu, daha fazla nefret değil, daha sıkı kenetlenmek ve bu şiddetin kökenine hep birlikte neşter vurmaktır.
Başın sağ olsun Türkiye.
