ZAMANIN MEZUN ETTİKLERİ

Hayatın Akışı ve Bitmeyen Mezuniyetler

​Zaman, avucumuzun içinden kayıp giden ince bir kum tanesi gibi... Daha dün gibi hatırladığımız o siyah önlükler, yakalar, okul bahçesindeki neşeli koşuşturmalar, sanki bir ikindi güneşi ağırlığında şimdi zihnimizde. Bir varmışız, bir yokmuşuz misali; bol bol anı biriktiren o masum çocuklar büyüdü, hayatın omuzlarına yükleyeceği yüklere doğru sessizce yol aldı.

​İlkokulun o ürkek ilk günüyle başlayan serüven; ortaokul sıralarında dostluğu, lisede kendini bulmayı, üniversite kapılarında ise dünyayı tanımayı getirdi beraberinde. Sonra... Sonrası hep bir koşturmaca. Erkekler için o kutsal askerlik nöbetleri, yuva kurma telaşları, ekmek kavgaları... Herkes farklı rüzgarlarla farklı diyarlara savruldu. Kimimiz hayatın yükünü erkenden yavaşça omuzladı, kimimiz hâlâ o yükün ağırlığıyla mücadele ediyor. Ama hepimiz, o sıralarda bıraktığımız gençliğin kokusunu özlüyoruz.

​İşte tam da bu haziran günlerinde, takvimler yine o tanıdık dönüm noktasını gösteriyor. Okullarda yıl sonu gelmiş; birileri mezun oluyor, birileri yeni başlangıçlara yelken açıyor, okul hayatı kendi ritminde akıp gidiyor. Ama bu yıl benim için, bir yazar veya gözlemci olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor bu dönem. Önümüzdeki hafta, gözümün nuru, oğlum 18 yaşına basmış bir genç olarak o büyük üniversite sınavının eşiğine adım atacak.

​Ona bakarken zamanın ne kadar insafsızca ama bir o kadar da su gibi akıp gittiğini bir kez daha derinden hissediyorum. Daha dün elinden tutup okul kapısına bıraktığım çocuk, bugün kendi geleceğinin kapısını aralamaya hazırlanıyor. İçimde hem bir babanın gururu hem de zamanın hızına yetişememenin o buruk, naif hüznü var.

​Bizim ikindi vakti sessizliğinde hatırladığımız o eski okul yıllarımız, bugünün çocuklarına ve gençlerine rehber olsun isterim. Şimdiki gençlere tavsiyem; bu günlerin, bu dostlukların ve gençlik heyecanlarının tadını doyasıya çıkarsınlar. Çünkü hayat, sınav salonlarından ibaret olmadığı gibi, sadece diplomalarla da ölçülmüyor. Asıl mesele, o sıralarda biriktirilen o saf sevgiyi, o güzel dostlukları ömür boyu heybede taşıyabilmekte.

​Tüm mezun olan, bir üst sınıfa geçen ve önümüzdeki hafta hayatlarının dönüm noktalarından biri olan o büyük sınava girecek olan evlatlarımıza, başta kendi oğlum olmak üzere, sonsuz başarılar diliyorum.

​Yolunuz da bahtınız da, akıp giden temiz bir su gibi berrak ve açık olsun. Hayatın yükü omuzlarınıza bindiğinde, çocukluğunuzun o güzel anıları her daim yüreğinizi ısıtsın.

YORUM EKLE